İki Çok Bilmiş; Küstah ve Ukala
Her iki kelime de gündelik hayatta sıkça kullanılıyor. Okuduğumuz hemen her metinde ve özellikle izlediğimiz Türk dizilerinde yoğun şekilde maruz kalıyoruz bu kelimelere. Pejoratif anlama sahip ikisi de. Genelde muhatabı aşağılamak için kullanılırlar. Fakat asli dillerinde ne anlama geliyorlar, aralarındaki farklar neler ve en önemlisi doğru kullanıyor muyuz kısaca bir bakalım.
Küstah Ne Demek?
İki kelime de farklı dillere ait ve farklı köklere sahip. Küstah, kelimesinin dilimize Farsçadan geçtiğini görüyoruz. Telaffuzda herhangi bir farklılık söz konusu değil. Farsçada kullanıldığı şekilde dilimize geçmiş. Anlam açısından da bir farklılaşma yok.
Ukala Ne Demek?
Ukala kelimesine baktığımızda dilimize Arapçadan geçtiğini görüyoruz. A-k-l kökünden türemiş âkil kelimesinin çoğul kipi olarak çıkıyor karşımıza. Âkilin kelime anlamı “akıllı” demek. Ukalanın ise “akıllılar.” Küstah kelimesinde olduğu gibi ukala kelimesi de telaffuz ve anlam açısından herhangi bir farklılaşmaya uğramadan dilimize geçmiş.


Şimdi küstah ve ukala kelimeleri arasındaki terimsel farka bir göz atalım. Küstah kelimesi sözlüklerde; “haddini bilmez, saygısız ve utanmaz” olarak geçer. Ukala kelimesinin ise; “kendini akıllı zanneden, bilgili sanan, bilgelik taslayan kimse” olarak tabir edilir.
Görüldüğü gibi iki kelime de daha çok sıfat olarak kullanılır. Çoğu zaman ikisini karıştırdığımız olur. Küstaha ukala, ukalaya ise küstah deriz. Aradaki farkı aklımızda şöyle tutabiliriz; küstah kimse ahlaki anlamda haddi aşan, ukala ise ilmi anlamda terbiyesizlik yapan kimseler için kullanılır. Ama şunu da eklemek gerekir ki; küstah genel anlamda haddi aşan kimse demek olduğu için, her ukalanın küstah olduğunu yani küstah kelimesinin ukalayı da kapsadığını iddia edebiliriz.
Bu kelimelerin bireyler dışında eylemler için kullanılan formları da vardır. Ki bunları da sıkça duyar ve karşılaşırız. Küstahça ve ukalaca kelimeleri eylemlere sıfat olarak kullandığımız iki kelimedir. Bir örnekle izah edecek olursak;
“Hasan, küstah biridir” derken kelimeyi Hasan’ın sıfatı olarak kullanırız. Ama “Hasan, küstahça konuşur” derken buradaki kelimeyi Hasan’ın yaptığı eylemlerin bir sıfatı olarak tayin ederiz.