Söz Vermenin Farklı Türleri: Vaat ve Ahit


İletişim teknik olarak iki birey ve aralarındaki bir mesajdan müteşekkildir. Bu üç unsurdan birinin olmadığı yerde iletişimden bahsedilemez. Tabi bu teknik anlamda böyledir. Her ne kadar unsurlardan biri olmadığında iletişim diye bir şey olmayacaksa, hepsi tamam olduğunda da iletişim gerçekleşmeyebilir. Çünkü mesajın ardında görünmeyen fakat ciddi bir öneme sahip olan bir başka unsur söz konusudur; güven. Evet, mesajın güvenilirliği iletişimin seyrini hatta ontolojik yapısını etkileyecek kadar önemlidir. Bu sebeple zaman içerisinde farklı iletişim yolları üretilmiştir. Karşılıklı güveni tesis edecek ve iletişimi gerçekleştirecek çeşitli diyaloglar. Vaat ve ahit bunlardan sadece ikisidir. Ve günümüzde hala yazılı sözleşmelerin dışında güven tesis edici özelliğini korumaktadır.
Aralarındaki temel farklara göz atacak olursak;
Ahit, dilimize Arapçadan geçmiştir. Kök itibari ile a-h-d harflerinden türeyen bu kelime “birine söz vermek, sözleşmek ve taahhütte bulunmak” gibi anlamlara gelir. Aynı zamanda fıkhi bir ıstılahtır. Fıkıh ilmindeki anlaşma, taahhütleşme anlamına gelen “akid” kelimesini karşılar. Vaat kelimesi de aynı şekilde Arapçadan geçmiş dilimize. V-a-d kökünden türeyen kelimenin sözlük anlamı “birine bir şeyi yapmak üzere söz vermek” şeklindedir.


Aralarındaki en temel fark vaat kelimesinin tek taraflı olup, ahit kelimesinin ise çift taraflı olmasıdır. Yani bir kişi, bir başka kişiye herhangi bir konuda vaatte bulunabilir. Bundan sonra o şeyi yapmakla yükümlüdür. Fakat ahit iki kişi arasında gerçekleşeceği için iki taraf da bir şey hususunda söz vermeli bunu belirledikleri süre içerisinde yerine getirmelidirler.
Modern anlamda, vaat kelimesinin dinle ilgili ve ahit kelimesinin de ticaretle ilgili bir terim olduğu iddia edilir. Ne var ki bu sav temelsiz olmakla birlikte doğru da değildir. Çünkü iki kelimenin de kullanım alanlarına dair bir sınırlama söz konusu değildir. Belki farklı sahalarda farklı seviyelerde istihdam edilmiş olabilirler. Ama etimolojik anlamda böyle bir ayrımdan söz etmek pek doğru olmayacaktır.