İki Antik Sanat: Drama ve Komedya
Drama ve komedya kelimeleri dram ve komedi şeklinde yaygın kullanıma sahiptir. Biz bunları daha çok sinema, tiyatro, pandomim gibi sanat dallarında kullansak da aslında her edebi ve sanatsal ürün için kullanıma açıktırlar. Ortaya çıkış tarihleri oldukça geç dönemlere dayanır. Ve her iki kelimeyi de bir sanat dalı olarak tavsif edecek olursak onlara “antik sanat” diyebiliriz. Eski Yunan’da vücut bulup günümüze kadar gelmeyi başarmıştırlar. Ve daha da önemlisi bugün sanatın dışı alanlara da sirayet etmiş durumdalar. İsterseniz drama ve komedi arasındaki farklara biraz daha yakından bakalım ve modern dünyadaki fonksiyonlarını kısaca irdeleyelim.
![]()
![]()
Drama, tiyatro eseri, oyun, piyes; tiyatro edebiyatı, tiyatro sanatı; canlı, duygusal, çarpıcı veya birbiriyle “çatışan” olaylar dizisi olarak ifade edilir sözlüklerde. Komedya ise; insanların ve olayların “gülünç” yanlarını göstermek için yazılan tiyatro türüne denir. Komedyalar, Antik Yunan’da şölenlerde söylenen müstehcen şarkılardan ve anlatılardan ya da insanlara ve basmakalıp tiplere yapılan şakalardan meydana gelmiştir. Drama kısaca dram, komedya da komedi şeklinde kullanılır. Bu noktada iki kavram arasındaki temel fark insanların zıt duygularına hitap etmelerinde yatar.
Psikolojide drama kullanımı için psikodrama kavramı, sosyolojide de sosyodrama kavramı kullanılır. Günümüzde drama sanat çerçevesinden çıkarak eğitim ve sosyal bilimlerde de istihdam edilen, faydalanılan bir olgu haline dönüşmüştür. Komedyanın, dramadan farklı olarak sahasını çok fazla genişletemediğini ifade edebiliriz.
Dramada sınırlar komedyaya nazaran çok daha nettir. Eğlence kültüründen çok realiteye hizmet ettiği için drama, komedyadan daha sert ve kuralcıdır. Komedyada olaylar günlük hayattan alınır, dramada da aynı şekilde olayların reel hayattan olması çok önemlidir. Komedyada kişiler toplumun seçkin kesimindendir. Kimi zaman farklı sınıflardan da seçilir. Dramada tabaka ayrımı yapılamasa da kişi seçimi çok kuralcı ve titizdir.
Komedya kişi ve toplumda görülen aksaklıkları sergileyerek güldürmeyi, drama ise aynı şeyi yaparak düşündürmeyi ve ibret vermeyi amaçlar. Komedyada her türlü söz ve şaka yer alır. Üslupta insicama dikkat edilmez. Dramada ise her söz ve eylem dikkatle seçilir. Komedyada kaba ve çirkin olaylar da sahnelenebilir. Dramada da aynı öğeler kullanılabilir. Fakat komedyadan farklı olarak seyircinin güleceği bir biçimde asla canlandırılmaz.
![]()
![]()
Dramada da komedyada da “üç birlik” kuralına yani yer, zaman ve olay ilişki birliğine dikkat edilir. Komedya sade ve anlaşılır bir dil kullanılır. Dramada ise komedyaya nazaran daha ağdalı bir dil tercih edilir. Tabi bu oyuna göre farklılaşabilir. Komedyada öldürme, yaralama, kaza, kavga gibi şiddetli içerikler yer alabilir. Aynı durum drama için de geçerlidir. Hatta dramada bu tür olayların çok daha fazla olabileceğini ifade etmek gerekir. Her ikisinde art arda gelen koro, diyalog, monolog tarzı unsurlar yer alabilir.
Son dönemlerde drama eğitimde kullanılan farklı bir eğitsel yöntem olarak karşımıza çıkıyor. Maddeler halinde kısaca dramanın eğitime etkisine ve faydalarına göz atalım;
- Öğrencinin kendini tanıması ve olanaklarını kullanması becerilerinin gelişmesinde kullanılır.
- Ezbere dayalı bir eğitim çocuğun zihinsel gelişimini, araştırmasını, paylaşmayı öğrenmesini engeller. Drama ise, çocuğu geliştiren yetiştiren başlı başına bir eğitim alanıdır.
Oyuncu Emre Kınay, dramanın eğitime katkılarını anlatıyor;
- Drama ile oyun iç içedir. Oyunun pek çok özelliğini barındırır. Oyun ise, çocuk için yemek, içmek kadar önemlidir, çocuğun çevresiyle ilgi kurmasını, duygularını dışa vurmasını, deneyim kazanmasını, eğlenmesini, dinlenmesini, rahatlamasını ve problemlerini çözmesini sağlar.
- Drama; bireyler arasında dolaysız bir iletişim ve etkileşim sağladığı için öğrencilerin sosyalleşmesini kolaylaştırır.
- Drama bir olayı, oyunu, yaşantıyı tiyatro tekniklerinden yararlanarak canlandırmaktır. Ve canlandırarak öğrenme insan zihnin en kolay öğrenme biçimlerindendir.
Yaratıcı drama eğitiminin canlı bir örneğine göz atalım;