Farklar Sözlüğü

Site 1. rengi

Site 2. rengi

Topbar rengi

Menü ikon

Menü hover

Menü arama

Footer rengi

Tasarım

Zamandan Bağımsız İki Müzik Dehası: Mozart ve Itri

29.07.2020

Her sanat dalında olduğu gibi musikide de tarihe iz bırakan dehalar vardır. Bu yazımızda doğunun ve batının iki mühim simasını ele alacak ve aralarındaki farklara kısaca değineceğiz.

Itri’nin doğum tarihi 1640 İstanbul olarak tespit ediliyor. Rüştünü ispatlamış büyük isimlerin ekseriyetinde göremeyeceğimiz bir durum İstanbul’da doğmuş olmak. Diğer taraftan Mozart’ın doğum tarihi 1756 Salzburg olarak kabul ediliyor. Aralarında hemen hemen bir asır var.

Itri musikinin dışında şiir ve hüsnü hat sanatıyla da ilgilenmiş. Kaynaklarda bestekar, şair ve hattat olarak anılmaktadır. Mozart’ın müzik dışında ilgi alanlarının neler olduğuna dair pek bilgiye sahip değiliz.

Itri’ye Türk Klasik Musikisinin Usta’sı lakabı verilmiş. Aynı şekilde Mozart için de Klasik Batı Müziğinin Usta’sı lakabı verilmiştir. Itri’nin devamcıları olsa da onun kadar büyük üne ulaşan başkasını göstermek zor. Fakat Mozart’tan etkilenerek en az Mozart kadar yenilikler yaratan ve dehasıyla insanları kendine hayran bırakan bir başka ismi anmak mümkün; Beethoven.

Itri’nin ailesiyle ilgili çok fazla bilgi sahibi değiliz. Ama babasının Buhurizade lakabından mülhem koku ticareti yaptığı düşünülmektedir. Itri’nin de çiçekçilik ve meyvecilik ile uğraşması sebebiyle aynı lakap ona da takılmış ve Buhurizade Itri Efendi olarak anılmış. Mozart biraz daha varoş bir aileden geliyor. Zor bir çocukluk geçirdiğini ve hayatının sonraki dönemlerinde de yüzünün pek gülmediğini biliyoruz. Ama daha 5 yaşında piyano ve keman konusunda yetkin hale gelmiş. Besteler yazmış. Mucizevi yeteneği ile insanları kendisine hayran bırakmış.

Itri’nin de Mozart’ın da sarayla arasındaki ilişkiler çok iyiymiş. Itri, IV. Selim ve I. Selim olmak üzere pek çok devlet adamından himaye görmüş. Bu sebeple sarayda musiki dersleri vermiş. Hatta Esirciler Kethüdalığı bile yapmış. Yeteneklerini ispat eden Mozart ise daha 17 yaşında Salzburg sarayında görev almış. Ne var ki tatmin olmamış. Bu yüzden seyahatlere çıkmış. Amacı daha fazla ün ve para olduğu düşünülüyor.

Tam bu noktada bahsetmek gerekir, Mozart’ın hayata karşı ciddi bir hırs duyduğunu söyleyebiliriz. Fakat Itri tasavvuf meşreplidir. Mevlevi olduğuna dair iddialar vardır. Ki segah makamında bir Mevlevi ayini bestelemiş olması bunu teyit etmektedir.

Itri’nin hayatının sonuna kadar saraya hizmet ettiğini biliyoruz. Fakat Mozart’ın seyahatleri sarayın gözüne batmış ve 1781 yılında saraydaki görevine son verilmiş. O sırada Viyana’da bulunduğu için ömrünün sonuna kadar orada kalmaya karar vermiş. Viyana’da hayli üne sahip olsa da para sıkıntısı yaşamaya devam etmiş. Yine 35 yaşında çok erken bir tarihte burada vefat etmiş, ölüm sebebi hala meçhul ve tartışma konusudur.

Itri’nin Neva Kâr isimli bestesi başyapıtıdır. Makamsal geçkileri, ezgilerin zenginliği ve orijinalliği eseri Türk musikisinin en yetkin yapıtlarından biri yapmıştır. Mozart’ın birbirinden ünlü 600 eseri bulunmaktadır. Bunların birçoğu senfoni, konçerto, oda, opera ve koro müziğinin zirve noktaları olarak kabul edilir.

Neva Kâr’ı Zeki Müren’den dinleyelim;

Dini musikinin en önemlileri yine Itri’ye aittir. Segâh Bayram Tekbiri, Segâh Salat-ı Ümmiye, Cuma Salatı, Dilkeş-haveran Gece Salası ve Rast Mevlevi eserleri en meşhurlarıdır. Mezarı Edirnekapı Şehitliğindedir. Mozart’ın mezarı ise Viyana’dadır.

BİR YORUM YAZIN

ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.