Kıyamet Senaryolarının Vazgeçilmezleri; Mehdi ve Mesih
Dini konular içinde Mehdi ve Mesih önemli yer eder. Ayrıca halk içinde de çok fazla konuşulur. Halk kahramanlardan hoşlanır. Arkaik dönmelerde yaratılan mitlerin içinde bile bir kahraman öğesi vardır. Hatta şecaat, cesaret, kuvvet veren bu kahramanlar için oluşturulan epik hikayelerin sınırı yoktur. O günlerden kalma bir adet olsa gerek her dinde bir Mehdi ya da Mesih inancı oluşmuştur. Günün birinde bir kurtarıcının geleceği ve insanlığı bu kötü gidişattan kurtaracağına inanılır. Ayrıca “kötü gidişat” inanışı tarihin hiçbir döneminde kaybolmamıştır. Dünyanın ilk yazılı metinlerinden bir tanesi olan Gılgamış Destanı’nda bile o günün gençlerinin fesada uğradıklarından bahsedilir. Hal böyle olunca toplum kendisini kurtaracak bir kahraman aramaktadır. Konunun sosyo-psikolojik arka planını bir başka yazıya bırakalım. Ve üç büyük dindeki inanışlara göz atalım. Aralarındaki farklara değinelim.


Mehdi:
Sözlüklerde “hidayette, doğru yolda olan, başkalarının hidayet ve doğru yolda gitmelerine vesile olan” manasına gelen Mehdi, “İslami bir terim olarak ahir zamanda geleceği müjdelenen, kendisine Allah tarafından özellikle doğru yol gösterilen, hakka yöneltilen, dini noktalarda hata ve yanlışlıklardan korunan, insanları, bilhassa Müslümanları irşad eden, doğru yola sevk eden, zulüm ve haksızlıkların kol gezdiği bir dünyada adaleti tesis eden, ehl-i beytten büyük bir zattır.” Mehdi yazdığı eserlerle, inançsızlık içerisinde bulunanları, imanı şüphe ve tereddütte olanları kurtaracak, müminlerin imanlarını takviye edecek büyük bir âlimdir. Lisanü’l-Arap’ta ise Mehdinin, “doğru yola erişmiş, hidayeti bulmuş olan; kendisine Allah tarafından doğru yol gösterilen kimse” diye tarifi yapılır. Bu manada doğru yolda giden her Müslümana fark gözetmeksizin mehdi denilebilir. Hz. Ali’ye hem doğru yolu gösterici anlamında hâdî, hem de mehdi denildiğini biliyoruz.
Genel olarak Mehdi inancı üç semavi dinde de vardır. Fakat farklı formlara sahiptirler. Bu farklar; zaman, şahsiyet, şemail, toplum, gaye açısındandır. Semavi dinlerdeki mehdi anlayışlarını birleştirdiğimizde ortaya şöyle bir tipoloji çıkıyor;
- Mehdi kendisine inanan din ya da ırk topluluğundan çıkacaktır.
- Zamanın şartlarına son derece vakıf, zeki, ileri görüşlü biridir.
- Hizmetlerini insanlığın hidayeti adına yapacaktır.
- Onun gelişi kıyametin habercisidir.
- İnsanları etkileyebilme özelliğine sahiptir. Olağanüstü özellikleri olabilir.
Mesih:
Mesih kelimesinin aslı Aramice “meşîha”, İbranice “mâşiah”tır. Sami dillerinde müşterek olan kelimenin fiil kökü Arapça’da “meseha”, Asur dilinde “maşâhu”, Aramice ve İbranice’de ise mâşâh olup “el sürmek, elle sıvazlamak, boyutunu anlamak için eli bir şeyin üzerine koymak, yağ sürmek, yağla mesh etmek” anlamındadır. Mesih terim olarak “yağ sürülmüş, yani yağla mesh etmek suretiyle bir işe hasredilmiş, dini bir görevi ifaya elverişli hale getirilmiş, dini bir görevle vazifelendirilmiş, Tanrı’nın bir görev tevdi etmek üzere el koyduğu kişi” manasına gelmektedir.
Kelime Grekçe’ye “christos”, Latince’ye “christus” olarak geçmiştir. Müslüman dilcilerin çoğu, Kur’an’da on bir yerde ve sadece Hz. İsâ’nın adı veya lakabı şeklinde geçen mesihin Arapça bir kökten geldiğini kabul etmekle birlikte kelimenin aslının İbranice, Aramice veya Süryanice olduğunu ileri sürmektedirler. Arapça olduğunu kabul edenlerden bazılarına göre “gezmek, dolaşmak” anlamındaki “seyh” kökünden türetilmiştir; “mesh” kökünden geldiğini kabul edenlere göre ise kelimenin yukarıda verilen Sami dillerdeki ortak manalarından farklı olarak “silmek, su ile mesh etmek, temizlemek, düzlemek; yalan söylemek” gibi anlamları da vardır.
İslam kaynaklarındaki rivayetlere göre Hz. İsa’ya bu ad çok gezdiği, dokunmak suretiyle hastaları iyileştirdiği, yağla mesh edilmiş olarak doğduğu, doğduğunda şeytan ilişmesinden korunması için Cebrail’in kendisine kanadıyla dokunduğu, güzel yüzlü olduğu için verilmiştir.


Mehdinin diğer bir yansıması da Mesih’tir. Kelimeyi etimolojik açıdan incelediğimizde diller arasında herhangi bir fark olmadığını hatta sözlük anlamı itibariyle bile aynı olduğunu görüyoruz. Mesih dinlerde genel olarak tıpkı Mehdi gibi kurtarıcıdır. Mehdi ve Mesih’i birbirinden ayıracak özellikler yok gibidir. Ve süreç içinde farklılaşmaktadır. Örneğin; Yahudilerin, İsa’nın da Muhammed’in de geleceği zamanı ve hangi milletten olacaklarını bildikleri kabul edilmektedir. Ama Yahudiler ne Hristiyanlığı ne de İslam’ı benimsemiştir. Halbuki kitaplarında bahsedilen Mesih, Hz. İsa ile tıpta tıp aynıdır. Ne var ki İsa’nın gelişinden sonra kitaplarını tahrif ederek bu yükümlülükten kurtulmuşlardır.
İslam’da Mesih inancı biraz farklıdır. İslam’da Mesihin kim olduğu bellidir. O da İsa’dır. İsa, günahsız bir şekilde çarmıha gerildiği ve Allah tarafından gökyüzüne irsad edildiği için bir gün geri geleceğine inanılmaktadır. Suriye’deki Emevi Camii minaresinin şerefesine ineceğine inanılmaktadır. Hatta bir süre ahir zaman geldiği düşüncesi toplumda ağır bastığı için minarenin altında bir at bekletilirmiş. Yani ahir zaman geldi, Hz. İsa’nın da nüzulü yakındır, şayet gelirse ata binsin de yorulmasın gibi bir anlayış oluşmuş. Diğer dinlerdeki Mesih algısı İslam’da olduğu kadar net değildir.