Farklar Sözlüğü

En Çok Okunan İki Kitap; Kur’an ve İncil

03.05.2018

Dinleri pek çok açıdan tasnife tabi tutabiliriz. Ve kendi içinde adedi belirsiz bir taksonomi oluşturabiliriz. Fakat genel olarak en temelde dinler ikiye ayrılır; semavi olanlar ve olmayanlar. Bu basit ayrımın biraz taraflı olduğunu kabul edebiliriz. Ama diğer taraftan mevcut din farklılıkları bizi çerçevesini çizmekte hayli zorlanacağımız bir uğraşın içine sokacaktır. Ayrıca bu ikili tasnif yaygın kullanımı gereği kastımızı izah etmekte hatırı sayılır bir katkı sağlamaktadır. Dinler bir yana onların kutsal kitaplarını tasnif etmeye kalktığımızda da aynı durumla karşı karşıya kalır. Hatta çok daha grift ve alengirli bir meseleyle zaman kaybetmiş oluruz. Bu yüzden kutsal kitapları da semavi olan ve olmayan diye ayırmakta fayda var. Şimdi bu yazımızda semavi kutsal kitaplardan ikisini ele alacağız. Ve aralarındaki kökten farklılıklara kısaca değineceğiz.

Kuran ve İncil Arasındaki Farklar Neler?

Kuran ve İncil arasındaki temel fark; Kuran’ın İslam peygamberi Muhammed’e indirilmiş olması, İncilin ise Hristiyanlığın önderi İsa peygambere ait olmasındadır. Fakat terminolojik bir hataya düşmemek adına buradaki farkı da belirtmemiz gerekir; Kuran, İslam inancına göre Allah kelamı iken, İncil, genel anlayışa göre İsa’nın hayatını anlatan bir sirettir. Biraz da derinleştirecek olursak; Kuran’ın tamamı Allah tarafından Muhammed’e indirilmiş ve o da bunu insanlara tebliğ etmiştir. Fakat İncil, her ne kadar İsa’nın Allah’tan aldığın sözleri bildirse de kelamın kendisi bizzat Allah’a ait değildir ve Hristiyanların böyle bir iddiası yoktur. Ayrıca İsa’nın hayatının izdüşümlerini barındırması hasebiyle bir yaşam öyküsü kitabı gibidir.

Yine önemli bir noktaya değinecek olursak; İslam dini ve onun müntesipleri olan Müslümanlar İncil’i kabul eder. Onu bir hak kitabı olarak görürler. Sadece zaman içerisinde insanlar tarafından tahrif edildiğini ve İslam şeriatı ile yürürlükten kaldırıldığını iddia ederler. Buna mukabil Hristiyanların iddiası ise oldukça farklıdır. Onlar İslam’ı kendi içlerinden çıkmış heteredoks bir mezhep olarak telakki ettikleri için hem dini hem onun tebliğcisi Muhammed’i hem de kutsal kitabı Kuran’ı inkâr ederler.

Kuran’ın, modern tarih metodolojisi ve hermönetik bilimi ışığında günümüze dek tek parça halinde geldiği ispatlanmıştır. İlk günden bugüne kadar asli formatını kaybetmemiş ve tek metin olarak nesilden nesile aktarılmıştır. Fakat İncil zaman içerisinde en temelde dört farklı parçaya ayrılmıştır. Handiyse her mezhebin kendine has bir kutsal kitabı oluşturulmuş, diğerleri yok sayılmıştır. Bu kargaşanın daha ilk yüzyılda İznik Konsilinde tartışıldığı ve çözüm olanakları arandığı tarihi olarak sabittir.

İncil ve Kuran Arasındaki Farklar

Yine Kuran’ın tek metin şeklinde tevarüs edilmesiyle beraber bugüne kadar herhangi bir semantik tahrife uğramadığı kabul edilir. Yani Kuran metni, peygamberin ağzından döküldüğü şekliyle satırlara aktarılmış ve bozulmadan bugüne kadar gelebilmiştir. Faka İncil’in tahrif edildiğine dair ciddi iddialar vardır. Bugün hermönetik biliminin gelişme nedenlerinin arkasında da İncil metninin otantisitesine karşı yatan şüpheler vardır. İncil’in hakikiliği sorgulanmış ve metin analizleriyle ne kadar orijinal olduğu tespit edilmeye çalışılmış buna bağlı olarak da hermönetik adı verilen bir bilim dalı geliştirilmiştir. Elbette bu iddialar kimi çevreler tarafından farklı argümanlarla çürütülmektedir. Ve yine bu konuda net bir kanaat sahibi olmak için ciddi çaba sarf etmek gerekir.

Genel hatlarıyla ele aldıkları konulara bakacak olursak, yine aralarında şöyle bir fark görmemiz muhtemeldir; Kuran, İncil’e göre çok daha detaycı, hayatın her yönüne müdahil bir olan metindir. Hüküm ağırlıklıdır. Sistemlidir. Hukuki, sosyal, iktisadi ve etik alanlara dair yönlendirmelerde bulunur. İncil ise yoğunluklu olarak etik unsurlar barındır. Sevgiyi, yardımlaşmayı, barışı öğütler. Hikâye anlatır. Çok fazla hüküm vermez. Yine Kuran dili İncil’e nazaran daha edebidir. Sembolik ve kimi zaman ağdalıdır. İncil’in dili ise daha sade, anlaşılır ve yalındır.

Son olarak iki kutsal kitap da çok farklı yorumlara tabi tutulurlar. İki dinin de mezhepleri bu kitapları kendi inançlarına göre yontar ve şekilde verir. Ortak oldukları noktalar çok fazla değildir. Ama şu bir gerçektir ki, her iki kutsal kitap da kendilerine inanların elinden çok çekmiştir.

BİR YORUM YAZIN

ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.