Okullarda eğitim gördüğümüz süre boyunca girdiğimiz derslerin pek çoğunda fizik ve kimyaya dair şeyler öğreniriz. Hatta ortaokul ve lisede ayrı bir ders olarak çıkarlar karşımıza. Pek çok teorem öğrenir ve problem çözeriz. Ama genel anlamda ikisinin arasındaki farkı herhalde hiç düşünmeyiz. Sokakta yürürken bir mikrofon uzatılsa neler diyebilir acaba fizik ve kimyaya dair? Ya da aralarındaki farklar sorulsa? Muhtemelen cevapsız kalırız. Çünkü ontolojik anlamda fizik ve kimyayı hiç değerlendirmemişizdir. Bu yazımızda iki kelime arasındaki farklara bakacağız.
Fizik nedir?
Fizik, sözlükte; “maddenin kimyasal yapısındaki değişiklikler dışında genel veya geçici yasalara bağlı, deneysel olarak araştırılabilen, ölçülebilen, matematiksel olarak tanımlanabilen madde ve enerji olgularıyla uğraşan bilim dalı” olarak tanımlanır.
Kimya Nedir?
Kimya ise; “maddelerin temel yapılarını, birleşimlerini, dönüşümlerini, çözümleme, birleşim ve üretim yöntemlerini inceleyen bilim” şeklinde ifade edilir.
Yani kısa fizik, maddenin fiziksel özellikleri ve taneciklerinin etkilemeyen değişimleri ile, kimya ise maddenin kimyasal yapısı ve taneciklerinin değişim göstermesi ile ilgilenir. Bir başka ifade ile fizik maddeyi olduğu gibi alırken, kimya maddenin değişen tarafını hatta bizzat değişmesini ele alır.
Kimya şimdiki haline simyadan evirilmiştir. Kadim zamanlarda maddenin altına nasıl çevrilebileceğine dair yapılan temelsiz çalışmalar sonraları deney ve gözlem metoduyla bilimsel geçerlilik kazanmış ve bugünkü kimya biliminin ortaya çıkmasına neden olmuştur. Fizik ise Thales ile başlayan tabiat felsefesinin bir uzantısıdır. Tabiat felsefesi aslında antik bir fizik bilimidir. Bilimlerin gelişimi ve teknolojinin ilerlemesi ile bugünkü fizik bilimi ortaya çıkmıştır.
Kimyanın ekipmanları yani bilim araçları detaycıdır. Yakına ve görünmeyene bakar, onu keşfetmeye çalışır. Fiziğin ekipmanları ise genelcidir. Uzağa bakar.
Kimya tümevarımsal ilerler. Fizik ise tümdengelim metodunu kullanır.
Her iki bilim dalı da deneyseldir. Deney ve gözleme dayanır.
Her ikisi de sayısaldır. Okulların da sayısal bölümlerinde ağırlıklı olarak okutulurlar.
Her ikisi de somut veriler üretir ve bu verileri kullanır.
Son olarak tüm bilim dallarında geçerli olmayan bir özelliğe daha her ikisi de sahiptir; Nobel Ödülü. Her yıl bu alanda çalışma yapan başarılı araştırmacılara Nobel Fizik-Kimya Ödülü verilir.