Farklar Sözlüğü

Site 1. rengi

Site 2. rengi

Topbar rengi

Menü ikon

Menü hover

Menü arama

Footer rengi

Tasarım

İki Tarihçi; Heredot ve Taberi

02.05.2020

Biri Yunan’ın dolayısıyla Avrupa’nın diğeri ise İslam dünyasının unutulmaz tarihçileridir. Geride bıraktıkları kültür mirası ile sonraki nesillere ışık tutmuş iki büyük dahi… Hem tarihin hem de yazın dünyasının onlara çok şey borçlu olduğu kesin. Aralarındaki farklara kısaca göz atalım.

Heredot

Heredot, Yunanca tam ismiyle Heredotos, M.Ö. 484 yıllarında doğduğu tahmin ediliyor. Bugün Bodrum sınırları içinde kalan ve o gün İyonya Yunan kolonisi sayılan Halikarnassos’ta dünya gelmiş. Gençliğinde Tiran Lygdamis tarafından ülkeden sürülmesi hayatını değiştirmiş. İflah olmaz bir seyyah olarak çok geç yaşlarına kadar dünyayı gezmiş. Taberi ise M.S. 839’da doğmuş. İran’da tarihi bir bölge sayılan Taberistan’da dünyaya geldiği için oraya nispetle Taberi denmiş kendisine. Tam ismi Muhammed bin Cerir. Varsıl bir ailenin çocuğu. İyi eğitim almış parlak bir genç. Sonraları ilim meraklısı tüm çağdaşları gibi o da rıhle denilen ilim yolculuklarına çıkmış. İşte Heredotla kaderinin kesişme noktası tam da burası; seyyahlık.

Heredot, Mısır, Assuan, Mezopotamya, Filistin ve Güney Rusya’yı gezmiş, Afrika’nın kuzey kıyılarına kadar inmiş daha sonra İtalya’ya geçerek orada ölümü beklemeye koyulmuş. Tabi bu sırada boş durmamış, tarihin seyrini değiştirecek tarih kitabını da yine burada kaleme almış. Taberi ise Rey, Basra, Kufe, Suriye, Mısır ve Medine’yi gezerek Bağdat’a iskân etmiş ve yaşamının sonuna kadar burada kalmış. Her gittiği yerde yoğun bir şekilde ilimle meşgul olurken yazmaktan da geri durmamış. Heredot’tan bu konudaki tek farkı çok daha üretken bir yazar olması.

Heredot’un hayatına dair pek malumata sahip değiliz. Ama bir din adamı olmadığı kesin. Fakat Taberi çağının en gözde din adamlarından bir tanesidir. İçtihat yapabilecek yani dini anlamda hüküm verebilecek bir seviyeye gelmiştir. İki büyük dahi arasındaki en net farklardan bir tanesi de budur. Heredot sadece bir tarihçidir. Taberi ise tarihçi kişiliğinin yanı sıra fıkıh, tefsir ve kıraat alanlarında da söz sahibi çok renkli bir alimdir.

Taberi

Heredot, yaşamının sonlarına doğru yerleştiği İtalya’da meşhur kitabını yazar; Heredot Tarihi. Eser insanlığın zihnine bu isimle nakşolmuştur. Diğer taraftan Taberi’nin eserinin ismi de şudur Tarihu’t-Taberi yani Taberi Tarihi. Her iki eserin de kaderi farklı değildir. İkisi de toplumlarının önünü açan, daha önce benzeri yazılmamış yapıtlardır. Özellikle Taberi Tarihi, aradan geçen yüzyıllara rağmen hala İslam tarihinin ana kaynaklarından biri olma özelliğini kaybetmemiştir.

Heredot, kitabında birincisi o daha doğmadan, ikincisi de çocukluğunda geçen Pers-Yunan savaşlarını anlatır. Kitabın ana omurgasını bu tarihi savaşlar ve iki taraf arasındaki ezeli rekabet oluşturur. Heredot’un bundan haberi olmasa da eseri sadece bir tarih kitabı değildir. Hem coğrafi hem sosyolojik hem de mitolojik bir kaynak değerinde olan hazinedir. Aynı zamanda Eski Yunan’ın ilk nesir sanat eseridir. Taberi’nin eseri ise ilk yaratılıştan kendisinin yaşadığı döneme kadar yazılmış bir İslam tarihidir. Bu eser de sadece bir tarih kitabı olmakla kalmayıp etnik, coğrafi, sosyal, teolojik pek çok öğe barındırır içinde.

Heredot da Taberi de dünyaya farklı bir cepheden bakarak kalem alırlar eserlerini. Fakat tek bir ortak yönleri vardır; objektif olmak. İkisi de kendi milletlerini diğerlerine üstün tutmaz ve övmez. Millet taassubunda bulunmaz. Bildiklerini en iyi ve en saf şekilde kaleme alırlar. Öyle ki Heredot olmasaydı bugün Pers-Yunan ezeli rekabetinin tarihsel arka planından bihaber olabilirdik. Ve Taberi olmasaydı yabancı kültürlerden devşirilen ve İslami kaynaklarda yer bulan, gerek doğru gerek yanlış bilgilere topluca bakabileceğimiz hacimli bir kaynağa sahip olmayabilirdik.

BİR YORUM YAZIN

ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.