Ezan, Kamet ve Salâ Arasındaki Farklar
Her dinin kendine has, farklı yöntemleri vardır. İbadet çeşitlerinden toplumsal kurallarına, aile hukukundan temizlik adabına kadar… Dinin genel karakteristiği ya da geldiği toplumun sosyal yapısına göre şekillenmiştir bunlar. Tabi her dinin bu kadar zengin olmadığını da itiraf etmemiz gerekir. Tüm dinler ayrıntıcı değildir. Müntesiplerinin her davranışına karışmazlar. Ama içinde yaşadığımız coğrafyanın manevi anlamdaki gerçekliği olan İslam böyle bir dindir. Müslümanların tüm hayatını tanzim eder. Şekillendirir. Dolayısıyla diğer dinlere nazaran farkları oldukça fazladır.


İşte ezan bunlardan biridir.
Rivayetlere göre beş vakit namaz henüz farz kılınmıştır. Hz. Muhammed miraç hadisesinden sonra Allah’ın günde beş kere namazı ihya etmeyi Müslümanlara farz kıldığını bildirmiş. İslam toplumu artık namaz ibadetini sürekli yerine getirecektir. Ve cemaatle namazı kılmak 270 kat daha faziletlidir. Bu yüzden herkesin mescide gitmesi gerekmektedir. Ama bir sorun vardır. Tüm Müslümanlar işinde gücündeyken namaz vaktinin geldiğini nasıl bilecek. O günlerden birinde İslam’ın ilk müezzini Bilal-i Habeşi bir rüya görür. Rüyasında bugün bildiğimiz ezanın okunduğunu duyar. Peygamberin yanına koşar. Hemen anlatır. Ve ezberlemiştir bu sözleri, oracıkta okur. Allah-u Ekber Allah-u Ekber …… La ilahe illallah. Hz. Muhammed Bilal’i dinlediği an, “bu rüya Allah’tandır, bizim namaza çağrımız bu olsun” der. İşte bu çağrının adı da ezan konulur.
Ezan, Arapça bir kelimedir. E-Z-N köklerinden türeyen “ezine” filinin mastarıdır. Anlamı; “ilan etme, duyurma, duyurudur.” Terimsel olarak da “namaza çağrı” demektir.
Sonraları farz namaz için de bir ezan türü üretilmiştir ki adı; “Kamet”tir. Ezandan tek farkı “hayya ale’s-salah, hayya ale’l-felah” dedikten sonra “kad kâmeti’s-salah” denmesidir. Bu terkip “haydi namaza kalk” anlamındadır.
Kamet de Arapça bir kelimedir. K-V-M kökünden türeyen “kâme” kelimesinin mastarıdır. Sözlükte “duruş, boy, endam, ayakta duruş” anlamlarındadır. Terim olarak “namazda ayakta durma ya da namaz için ayakta durmaya çağrı” şeklindedir.
Bir de beş vakit namazın dışında Cuma namazına çağrı için ve bir cenaze haberini duyurmak için kullanılan bir tür ezan vardır ki buna da Sala adı verilir.
Sala, Arapça S-L-V kökünden türeyen bir kelimedir. Ve sözlük anlamı ile terim anlamı birbirine eşdeğerdir. Sala kelimesinin anlamı; “Cuma namazından önce çağrı için ya da cenazenin kaldırılacağını haber vermek için minareden okunan duyuru” şeklindedir.