Farklar Sözlüğü

Doğu ve Batı

17.11.2020

Bu iki kelimenin entelektüel hayatımızdaki yeri oldukça büyük. Aydınlanma çağı sonrası iki kıta arasındaki meydana gelen farklar düşünce dünyamızda birer medeniyet tasavvuru doğurdu. Kültür kavramının ortaya çıktığı 13. yüzyıl dolaylarına baktığımızda meselenin sadece toprakla ilgili olduğunu görüyoruz. Sonraları o topraklara sahip insanların tarih boyunca edindikleri bilgi ve birikimleri ifade eder olmuş. Fakat yine de kültür kavramının sosyal bilimlerde eni konu tartışıldığı dönemlerde dahi doğu-batı gibi bir mukayese görmüyoruz. Daha çok Tylor ve Boas gibi sosyal-antropologlar elinde çağdaş ilkel toplumlar ve çağdaş toplumlar kıyaslaması ve anlam çabalarına şahit oluyoruz.  Tartışmaların çapı zamanla genişliyor. Ve bugünkü doğu-batı mukayesesi ortaya çıkıyor. Peki doğu nedir? Batı nedir? Aralarındaki farklar nelerdir? Gelin beraber bakalım.

Doğu-batı dendiğinde aklımızda harita ölçeğinde bir konum gelir. Dünya haritasında belirli bir bölge. Bir kara parçası gibi. Bu doğrudur. Tabi bir açıdan. Yalnız doğunun nerede başlayıp bittiği ve batının sınırlarının ne olduğu hala tartışma söz konusudur. Coğrafik olarak maddi sınırlarına dair bir tartışma hala entelektüel dünyada hüküm sürüyor. Çok farklı görüşler serdediliyor. Ama biz genel olarak bakalım. İlk duyduğumuzda anladığımız şekilde. Hatta doğulu olup batılı gibi yaşayan, batılı olup doğulu gibi yaşayan kimse/kimseleri de yaşam stillerine göre sınıflandıralım.

Toplum pratikleri açısından burada söyleyeceğimiz her şeyin bir istisnasının olduğunu unutmayalım. Biz temel medeniyet farklarına bakacağız.

Doğu medeniyeti kaotiktir. Karmaşıktır. Sistem o topraklarda pek işe yaramaz. Kimi zaman sınırlar aşılır. Vicdana kulak verilir. Kanunlar çiğnenir. Batı medeniyeti organizedir. Düzenlidir. Kural ve kanunlara uyulur.

Doğu, renkli ve sıcaktır. İçerisinde pek çok farklı medeniyet barındırır. Çok çeşitlidir. Batı, soğuk ve renksizdir. Tekdüzedir. Sömürge anlayışı nedeniyle bazı farklı toplum tipleri vardır içinde ama onlarla barışık değildir.

Doğu, anaçtır. Merhametlidir. Şefkat duyar. Duygusaldır. Batı, baba gibidir. Acımasızdır. Bir örnek vermek gerekirse; içerisinde tespit edilemeyen bir çürük meyvenin bulunduğu bir bahçe düşünelim. O meyve diğerlerine zarar veriyor ama diğer taraftan da tespit edilemiyor. Doğu, tüm gücünü o çürüğü bulup, ayıklamaya ayırır. Kendini tüketse bile devam eder. Ama batı tüm bahçeyi yakar. Diğer temiz meyvelerin yok olmasına göz yumar.

Doğu, dinin kaynağıdır. Mistiktir. Ruhçudur. Metafizikle arası gayet iyidir. Ama batı akılcıdır. Felsefeye yakındır. Diyalektik düşünür. Somut bakar her şeye.

Doğuda ahlak son derece önemlidir. Davranışların iki kaynağı vardır doğuda; din ve ahlak. Dinin olmadığı yerde vicdana başvurulur. Kalbe kulak verilir. Batıda ahlak değerini yitirmiş bir antikadır. Akıl ön plandadır. O ne derse o yapılır. Davranışların tek kaynağı; akıldır.

Doğu sanattır. Ruhtan beslenen bu medeniyet kendine has bir sanat üslubu geliştirmiştir. Sanatlaşmıştır. Batı, bilimdir. Bilimsel gelişmedir. Teknolojidir. Düzeyli ilerlemedir.

Bu medeniyetlerin insanları da farklıdır. Doğu insanı; sıcak kanlı, çabuk seven, cesur, itaatkâr, toplumcu, mutlakiyetçi, mistiktir. Batı insanı ise; soğuk, mesafeli, korkak, özgür, bireyci, pragmatist ve materyalisttir.

Peki sen hangi taraftasın? Kimsin? Hiç düşündün mü?

BİR YORUM YAZIN

ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.